Batı Asya’daki (OrtadoÄŸu) geliÅŸmeler, İsrail-İran arasında süren “soÄŸuk savaÅŸ”ın beklenilenden “sıcak çatışmaya” dönüÅŸeceÄŸini gösteriyor. İsrail, İran’ın nükleer programının uygulanmakta olan ambargolardan etkilenmediÄŸinde ve “gerekirse” bu ülkenin nükleer tesislerine “tek taraflı saldırı” düzenlemekte kararlı. Tahran’da bombalı saldırıda öldürülen İranlı nükleer fizikçi Mustafa Ahmadi Roshan suikast, olayların giderek “kontrolden çıkmasına” yol açıyor.
İran, Roshan suikastında CİA’nın düzenleyici olduÄŸuna iliÅŸkin belgeleri Batı’nın Tahran’la iliÅŸkilerini sürdüren Tahran’daki İsviçre BüyükelçiliÄŸi’ne teslim etti. Tam o sırada, Amerikan dış politikasının önemli kurumlarından Foreign Policy dergisinde Mark Perry imzalı yazı yer aldı!.. Yazı, Amerikan istihbaratının, İsrail gizli servisi MOSSAD’a baÄŸlı ajanların İran’da “CİA kimliÄŸiyle” çalıştıklarını ve “sahte bayrak operasyonları” gerçekleÅŸtirdiklerini savunuyor.
İlginç bir zamanlama...
Bu arada, Mark Perry’e yakından bakmakta yarar var: 1950 doÄŸumlu. Askeri ve istihbarat konularında uzman bir yazar-editör. Conflicts Forum isimli düÅŸünce kuruluÅŸunda uzun süre direktör yardımcılığı yaptı. Bu sürede uzmanlık alanını, “radikal İslami akımların Batı ile nasıl diyalog kurabileceÄŸi” alanında geniÅŸletti. 1989-2004 yılları arasında Yaser Arafat’ın danışmanlığını sürdürdü. Son yıllarda ağırlıklı olarak Al-Jazeera televizyonunda yorumları yayınlandı, oÄŸlu, bu kanalın Kudüs muhabiri olarak görev yapıyor.
Yani, OrtadoÄŸu’da sözü dinlenilen bir isim, bir makale ile İran içindeki eylemlerden CİA’yı arındırmayı, MOSSAD’ı ise hedefe yerleÅŸtirmeyi baÅŸardı.
32 yaşındaki Roshan’ın, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu yetkilileri ile bir dizi toplantı yaptıktan sadece 2 hafta sonra öldürülmesi tabii ki bir tesadüf olarak kabul edilemez. İran, bu suikastten Amerika, İsrail ve İngiltere’yi birlikte sorumlu tutuyor.
Amerikan TIME dergisinin Batılı istihbarat kaynaklarına dayanarak İsrail’in İranlı nükleer fizikçileri hedef aldığını yazması, bu haberin de İsrail’in önde gelen yayın organlarındanHaaretz’de manÅŸet olması belirgin bir telaÅŸa iÅŸaret ediyor. Haaretz üst düzey bir İsrailli yetkilinin Roshan’ın ölümünü, “Evet bir tane daha, üzgün olduÄŸumu söyleyemem”sözleriyle karşıladığını da haberinde kullanmaktan geri kalmadı.
Dr.İsmail Salami ise palestinechronicle.com internet sitesine Tahran’dan yazdığı yorumda, İsrail Genelkurmay BaÅŸkanı Benny Gantz’ın, geçtiÄŸimiz Salı günü İsrail parlamentosunda gerçekleÅŸtirilen kapalı bir komite toplantısında “İran 2012 yılında anormal geliÅŸmelere hazırlıklı olmalı” dediÄŸini belirterek tartışmayı bir üst noktaya taşıdı.
İsrail’in, İran hedeflerine dönük saldırı hazırlığında olduÄŸunu önce Amerika anlamış durumda. Önümüzdeki PerÅŸembe günü Amerikan Genelkurmay BaÅŸkanı Martin Dempsey, bu “çılgınlığı” önlemek amacıyla Kudüs’te olacak...
Bu ziyaret öncesinde Wall Street Journal gazetesinin Amerikan yönetiminin, patlak verecek bir OrtadoÄŸu savaşında Amerikan çıkarlarını korumak amacıyla ek tedbirler almaya baÅŸladığını aktarması önemlidir. Amerikan yönetimi, İran’a dönük İsrail saldırısının özellikle Irak’ta büyük bir Åžii ayaklanmasına yol açmasından ve bu ülkede yaÅŸayan 15 bin Amerikalının yaÅŸamını tehdit etmesinden endiÅŸe ediyor. Aynı sorun, Lübnan için de geçerlidir.
El-Hurra televizyonu “Amerikan hükümet fonları” ile kurulmuÅŸ Arapça yayın yapan bir kurum. Irak’ın Åžii BaÅŸbakanı Nuri El-Maliki’nin bu televizyona çıkıp, BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın açıklamalarını hatırlatarak, “Türkiye’nin Irak’a bu ÅŸekilde müdahale edeceÄŸini beklemezdik. Bu son açıklamalar Irak’ın iç iÅŸlerine müdahaledir ve buna kesinlikle izin vermeyiz. Türkiye bölgeye felaket ve iç savaÅŸ getirebilecek bir rol oynuyor. Ancak bunun sonucunda zararlı çıkan Türkiye olur, çünkü birçok mezhep ve farklı kökenli etnik gruplar barındırıyor” demesi OrtadoÄŸu’daki hesaplaÅŸmanın cephesinin çok yaygın olduÄŸunu gösteriyor.
Her şeye hazırlıklı olmak zorundayız!..