TÜMÜ

Google Robert Noyce'nin doğum gününü unutmadı

Google Robert Noyce'nin doğum gününü unutmadı
14 Aralık 2011, Çarşamba 00:15:52
Teknoloji
0 Yorum
329 Okunma
Yorum yapmak için tıklayınız!
Robert Noyce ünlü arama motoru google'ın ana sayfa logosu oldu.
 

TümleÅŸik Devrelerin ve MikroiÅŸlemcilerin Babası Robert Noyce ünlü arama motoru google'ın ana sayfa logosu oldu.

Robert Noyce kimdir?

Robert Noyce, dünyanın en baÅŸarılı bilgisayar donanım firması olan Intel’in kurucularından birisi.

Robert Noyce 1927 yılında Iowa eyaletinde doÄŸdu. Babası papazdı. Büyükbabası ve büyükbüyükbabası da papazdı. Ama Noyce papaz olmayı düÅŸünmüyordu. Daha çok öÄŸretmen olmayı planlıyordu. TekniÄŸe ve mekaniÄŸe karşı ilgisi büyüktü. GençliÄŸinde hurdaya çıkmış bir çamaşır yıkama makinesinin benzinli motorunu bisikletine monte etmeyi baÅŸarmıştı. Bisiklet sürerken üÅŸüyen ellerini ısıtmak içinse bir araba aküsü ve yandığında çık ısı yayan bir ampül kullanıyordu. Abisi ile birlikte Popular Sciense dergisinde gördükleri planları kullanarak küçük bir uçak bile yapmışlardı.

Parlak bir okul hayatı vardı. Lise sondayken yakınlarındaki bir üniversitenin birinci yıl fizik derslerini de alıyordu. Üniversitede baÅŸarılı bir öÄŸrenim görürken yüzme takımında yarışıyor, bir radyo istasyonunda piyeslerde rol alıyordu. 1949 yılında hem matematik hem fizik bölümlerinden mezun oldu.

Üniversitenin sol sınıfında transistör ile tanıştı. Transistörün teknolojik olarak önemli bir rol oynamasına daha çok vardı ama o geleceÄŸin transistörde olduÄŸunu farketti.

Doktorasını, ünlü Massachutes Teknoloji Enstitüsünde (MIT), fiziksel elektronik dalında yaptı. Doktora bitiminde, 1953 yılında evlendi.

Doktorasını tamamladığında IBM, RCA, AT&T gibi prestijli firmalardan iÅŸ teklifi aldı ama çalışmak için Philco firmasını seçti. Çünkü Philco transistörlerle ilgileniyordu.

Philco’da geçirdiÄŸi üç yıldan sonra transistörü icat eden William Shockley’den iÅŸ teklifi aldı. Shockley o sıralarda Nobel almak üzereydi, konusunda bir otoriteydi ve konuyla ilgili herkes onunla çalışmak için can atıyordu. Noyce ve karısı iki çocuklarını da alarak Shocklye’in yanına, Silikon Vadisine, göç ettiler.

Shockley piyasada daha fazla kullanımını saÄŸlamak için tansistörü ucuza üretmeyi planlıyordu. Bunun için Silikon Vadisinde özel bir laboratuvar kurmuÅŸtu.

Ama Noyce’un hevesi kursağında kaldı. Shockley pek normal birisi deÄŸildi. Hiçkimseye güvenmiyor ve teknik sırlarının çalınacağından korkuyordu. Bu yüzden sürekli olarak çalışanları kontrol ediyor, onları sürekli gözetim altında tutuyordu. Hatta bazı kiÅŸileri yalan makinesine soktuÄŸu ve bazı psikolojik testlere tabi tuttuÄŸu bile söyleniyordu. Laboratuvardan bir iÅŸ de çıkmıyordu.

Sonunda, 1957 yılında Noyce ve yedi arkadaşı ayrılıp kendi firmalarını kurdular. Firmalarının ismi Fairchield idi. Robert Noyce 30 yaşındaydı.

Fairchield iki katlı bir depo eskisinde kuruldu. Ama burada kısa zamanda dünyanın iyi yarıiletken laboratuvarını oluÅŸturdular.

1958 yılının sonlarında Fairchield büyük elektronik firmalarına transistör satar duruma geldi. Elektronik firmaları, çok yer kaplayan vakum tüpleri yerine transistör kullanarak ürünlerinde devrim yaptılar. Ama transistöre dayanan bir bilgisayar fikri halen pratiklikten uzaktı.

Noyce, 1959 yılında transistörü yaygınlaÅŸtırmak için, bir devreyi oluÅŸturan herÅŸeyi, yani dirençleri, kapasitörler, transistörleri ve iç baÄŸlantıların hepsini aynı silikon üzerine yerleÅŸtirmeyi planladı. Elektrik sinyalleri silikonun üzerinde ince bir film tabakası ÅŸeklinde gerçekleÅŸtirilen yollarla aktarılacaktı. Altı ay önce Texas Instruments’dan Jack Kilby de benzer bir düÅŸünce geliÅŸtirmiÅŸti. Ama onun önerisinde yonga üzerindeki elemanlar çok ince altın yollarla birbirlerine baÄŸlanıyordu. Üstelik bu yolları elle baÄŸlamak gerekiyordu. Noyce’un çok daha pratik olan önerisi onun tümleÅŸik devrenin babası olarak adlandırılmasını saÄŸladı (Bu arada Texas Instruments ile Fairchield patent konusunda anlaÅŸamadılar ve 10 yıl sürecek bir hukuk savaşına giriÅŸtiler. Sonunda da anlaÅŸmaya vardılar.)

Küçük, kiÅŸisel bilgisayar çağını mümkün kılan ÅŸey transistör deÄŸil tümleÅŸik devrenin bulunuÅŸu oldu. Noyce “Ilk baÅŸlardan beri tümleÅŸik devrelerin ana kullanım amacının bilgisayarlar olduÄŸunu düÅŸündüm” diyor. Ama 1960’ların başında hiçkimse, Noyce dahil, tümleÅŸik devrenin nereye kadar gideceÄŸini hesaplayamıyordu. “Bilgisayarın maliyetinin milyonlarca dolardan yüzbinlerce dolara inebileceÄŸini görebiliyorduk. Ama bin dolara bir PC-yok bu kadarını düÅŸünmüyorduk doÄŸrusu.”

TümleÅŸik devrenin tutunması yavaÅŸ oldu. Fairchield’ın ilk yongası 1960 yılında piyasaya sürülen bir flip-flop devresiydi. Üstünde dört transistör ile 2 direnç vardı ve fiyatı 120 dolardı. Fiyatının yüksekliÄŸi yüzünden sipariÅŸler yalnızca ordudan ve NASA’dan geliyordu. Ama yonga üretim teknikleri geliÅŸtikçe fiyatlar düÅŸtü. 1964’e kadar 100 transistörlük bir devrenin fiyatı 50 dolarlara düÅŸmüÅŸtü ve bu devreleri kullanan bilgisayarlar piyasaya sürülmeye baÅŸlanmıştı.

Fairchield piyasadaki en yetenekli insanlar için yol gösterici bir niteliÄŸe sahipti. Bu alana yatırım yapmak isteyen risk sermayedarları sayesinde Fairchield bir firma üretim merkezi oldu. 1960 ile 1968 yılları arasında en az sekiz firma Fairchield’dan ayrılan kiÅŸilerce kuruldu. Noyce bunu ÅŸöyle açıklıyor: “Biz en parlak, en hırslı, en yetenekli insanları çalıştırdık. Onlar da ÅŸöyle düÅŸündüler: EÄŸer patronlarımız yapabiliyorsa biz niye yapamayalım? Böylece birçok firma türedi.” Bütün bu ayrılmalar ve ayrılanların yarattığı rekabet yüzünden Fairchield kötü bir duruma düÅŸtü ve ilkönce Schlumberger firmasına, sonra da rakibi National Semiconductor’a satıldı.

Fairchield sektörün en parlak firmalarını kuran yetenekli insanlar için bir bakıma okul oldu. Bu okuldan ayrılanlar birçok teknik ve idari bilginin yanısıra, ÅŸirket kültürünü de yanlarında götürdüler. Fairchield’ın ÅŸirket kültürü entegre devreden sonra Noyce’un ikinci büyük icadıydı. Bu kültür eÅŸitlikçi ilkelere dayanıyordu. Noyce “Hiçbir zaman yukardan aÅŸağıya empoze edilen bir otorite sorunu olmadı.” diyor. “Otorite, aÅŸağıdakiler tarafından kabullenilen, onaylanan bir otorite idi.” Çalışan kiÅŸiler eÅŸit haklara sahiptiler. ÖrneÄŸin, yöneticilerin ayrı bir park yeri, büyük çalışma odaları ve ayrı bir yemek salonları yoktu. Burada mevkilerin deÄŸil düÅŸüncelerin önemi vardı. TümleÅŸik devreleri daha iyi bir ÅŸekilde üretmek için bir çözüm bulan yeniyetme bir mühendis bile bu organizasyon içinde çabucak yükselebilirdi. Yapmaları gereken tek ÅŸey bir toplantıda kalkıp düÅŸüncelerini belirtmekti. Noyce’un kapısı da bu türlü mühendisler için herzaman açıktı. Isteyen herkes istediÄŸi kadar sorumluluk ve yükümlülük alabilirdi.

Ama bu yüksek teknoloji cennetinin de sorunları vardı. En yetenekli insanların pıtırak gibi çoÄŸalan diÄŸer firmalara geçmeleri ÅŸirketi yaralıyordu. Üstelik yonga üretiminden elde edilen karlar ÅŸirketin diÄŸer diÄŸer faaliyetleri tarafından yutuluyordu. Noyce ÅŸirket yönetimine terfi ettiÄŸinde ÅŸirketin diÄŸer yöneticilerinin yalnızca kendi çıkarları için çalıştıklarını daha rahat görebildi. Yönetimin getirdiÄŸi yüklerden de iyice bunalınca 1968 yılında ayrılıp baÅŸka bir ÅŸirket kurdu. Bu yeni ÅŸirketteki ortakları Fairchield’ı birlikte kurdukları Gordon Moore ve Fairchield’ın yonga üretim uzmanlarından birisi olan Andy Grove idi. Kurdukları ÅŸirketin adı Intel’di.



Mikroyongaları büyük miktarlarda ve ucuza üretme gibi çok kaba bir düÅŸünceleri dışında ciddi bir iÅŸ planları yoktu. 11 Yıl önce Fairchield’ı kurarken kendilerine mali destek saÄŸlayan ve ÅŸu anda önde gelen bir risk sermayedarı olan Arthur Rock’a baÅŸvurdular. Noyce ve Moore’un herbiri 245.000 dolar koydular. Rock ise ÅŸirketi aracılığıyla 2.5 milyon dolar, kendi hesabına da 100.000 dolar koydu. Rock “Fairchield’ı kuranlar bunlardı. Åžimdi niye bir daha baÅŸaramasınlar diye düÅŸündüm” diyor. Böylece ÅŸirketin mali iÅŸlerini halletmiÅŸ oldular.

Åžirket üç kiÅŸi tarafından yönetiliyordu. Noyce genel müdürdü, Moore genel müdür yardımcısı, Grove ise iÅŸletme müdürüydü. Yeni ÅŸirketin hedefi Fairchield’ın hiç ilgilenmediÄŸi bilgisayar belleÄŸi alanıydı.

O zamana kadar bilgisayarlar çekirdek bellek teknolojisini kullanıyorlardı. Veriler küçük seramik yuvarlak çekirdeklerde saklanıyordu. Bu yuvarlakların içlerinden geçen tel sargılardaki elektrik sinyali ve yarattıkları manyetizasyon yardımı ile 0 ve 1 deÄŸerleri gösteriliyordu. Noyce ve Moore, bu çok yer kaplayan ve pahalıya mal olan bellek çeÅŸitinin yerini silikona kaptırmasının an meselesi olduÄŸunu düÅŸünüyorlardı. Bu alanda ne kadar ileri giderlerse bellek piyasasının geliÅŸiminden o kadar fazla pay alacaklarını hesaplıyorlardı.

Iki yıl içinde Intel 1000 bitlik RAM’i piyasaya sürdü. Bu RAM sektörün ilk çekirdek bellek fiyarına yaklaÅŸan yarıiletken bellek devresi idi. Intel çekirdek belleÄŸi piyasadan silip atan, teknoloji lideri bir ÅŸirket konumuna yükseldi. 1973’e kadar satışları 66 milyon dolara, çalışan sayısı 2500’e ulaÅŸmıştı. Bir yıl sonra satışları ikiye katlandı.

O sıralarda Intel’de ve dolayısı ile tüm yarıiletken sektöründe çığır açan bir olay meydana geldi. Busicom adındaki bir Japon ÅŸirketi yeni bir elektronik hesap makinesi için Intel’le temasa geçti. O zamana kadarki uygulama, istenilen özelliklere uygun bir hesap makinesi yongaları takımı yapmak ve bunları bir baskılı devre üzerine monte etmekti. Ted Hoff adındaki genç bir Intel mühendisi bu yaklaşımın tersine, üretilmesi daha kolay olan ve baÅŸka iÅŸlerde de kullanılabilecek, programlanabilecek genel bir merkezi iÅŸlem birimi tasarlamanın daha ucuza mal olacağını hesapladı. Hesap makinesi için gereken programlar yalnızca-okunur belleklerde (ROM) saklanacaktı. Böylece mikroiÅŸlemci doÄŸdu.

Intel’in pazarlama bölümü dört bitlik bu yeni devre konusunda ikiye bölündüler. Bir kısmı bu iÅŸlemci için pazarın çok küçük olacağını iddia ediyordu. Bu iÅŸlemciyi kulaanacak minibilgisayarların yıllık satışı 20.000 civarında idi. Bu pazarın tümü bile Intel için oldukça küçük kalıyordu. Ama pazarlamanın diÄŸer kısmı ve en önemlisi Noyce böyle düÅŸünmüyordu.

Noyce “Korkunç heyecanlandım ve önerinin üzerine atladım” diyor. “GidebileceÄŸi yere kadar gitmeye karar verdik.” Ilk mikroiÅŸlemciyi gerçekleÅŸtiren Ted Hoff pazarın belirsizliÄŸine karşın kendisini destekleyen Noyce’un iÅŸlemcinin kaderini belirlediÄŸini söylüyor. “Daha az yürekli bir yönetici böyle bir iÅŸe giriÅŸmezdi. Noyce, yapmaya çalıştığımız ÅŸeyin genel geçer bir ürün olacağını ve masraflı özel devreler yerine kullanılabileceÄŸini görüyordu.”

Her ne kadar çaÄŸdaÅŸlarından çok daha ileri görüÅŸlü olsa da Noyce PC’nin geliÅŸimini tahmin edememiÅŸti. “Bu bizim en büyük hatamızdı” diyor. Noyce ve diÄŸer Intel çalışanları PC’yi bir hobi eÅŸyası olarak görmüÅŸlerdi.

Yine de IBM sayesinde PC iÅŸine girdiler. 8088 kodlu iÅŸlemcileri IBM’in 1981 yılında çıkan ilk PC’sinin mikroiÅŸlemcisiydi.

IBM’in mikroiÅŸlemci için Intel’i seçiÅŸi bir dönüm noktası oldu. Bugün sektörün en karlı, en saÄŸlıklı donanım firması oluÅŸlarını biraz da buna borçlular. EÄŸer böyle bir seçim olmasaydı 8088 gibi ticari pazarda pek de baÅŸarılı olmayan bir ürünle, yerlerini Zilog ve Motorola gibi çok daha iyi ürünler üreten firmalara kaptıracakları muhakkaktı.

1979 yılında, Intel’in satışları 650 milyon dolara ulaÅŸtığında Noyce günlük iÅŸlerden sıyrılmaya karar verdi ve genel müdürlük koltuÄŸunu bıraktı. BaÅŸka ÅŸeyler yapmak istiyordu.

1980’ler boyunca endüstrinin sözcüsü oldu. Bu zaman zarfında araÅŸtırma-geliÅŸtirme faaliyetlerinin vergiden muaf tutulması ve Japon endüstrisine karşı yaptırımlar uygulanması gibi iÅŸlerle uÄŸraÅŸtı. Bu konularda da kendince baÅŸarılı oldu ama bu çabalar bellek ürünleri konusunda Japon firmalarının üstünlüÄŸünü yok etmeye yetmedi. Amerikan bellek üreticilerinin çoÄŸu iÅŸi bıraktılar. Intel ise, Andy Grove’un “Yalnızca Paranoyaklar Ayakta Kalır” kitabında da belirttiÄŸi gibi, en iyi olduÄŸu iÅŸte yoÄŸunlaÅŸmaya karar vererek, yani iÅŸlemcilere dönerek bu badireyi atlattı. SaÄŸlıklı firmaların yapay önlemler, yüksek gümrük duvarları, kotalar vb. ile uÄŸraÅŸmak yerine iyi oldukları iÅŸlerle uÄŸraÅŸmalarının doÄŸru olacağı düÅŸüncesi bir kez daha doÄŸrulandı.

Noyce birçok firmalarüstü kuruluÅŸta görev aldı, birçok firmanın ve okulun yönetim ve danışma kurullarında bulundu. Ayrıca ikinci kez evlendi ve yeni eÅŸiyle birlikte sahip olduÄŸu servetin tadını çıkardı: Uzun yolculuklar, kayak, dalgıçlık vb.

YaÅŸamının son yıllarını Japon firmalarına karşı Amerikan endüstrisine rekabet gücü saÄŸlamayı amaçlayan Sematech projesi ile geçirdi. Birçok firmanın ortak giriÅŸimi olan ve hükümet tarafından da desteklenen bu projenin baÅŸkanlığını yürüttü. Bu projenin de iÅŸe yarar bir sonucunun olduÄŸunu göremeden 1990 yılının Haziran ayında öldü.

Intel 1991 yılında Noyce’un adını yaÅŸatmak için bir fon oluÅŸturdu ve Noyce’un baÄŸlantılı olduÄŸu öÄŸrenim kurumlarında okuyan öÄŸrencilere burs vermeye baÅŸladı. (KAYNAK: Murat YıldırımoÄŸlu


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
Nöbetçi Eczaneler
Kupa hasreti bitti
Futbolda Ziraat Bankası'nın sponsorluğunda düzenlenen 50. Türkiye Kupası'nda Bursaspor'u 4-0 m
Beklenen Gün Geldi ve Şampiyon Galatas
Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda Fenerbahçe ile golsüz berabere kalan Galatasay, 2011
YMS İsmi Malatyaspor Olarak Değiştiri
Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Yeni Malatyaspor'un ismi ''Malatyaspor Futbol Kulübü'' ol
Hafta sonu oynanacak futbol müsabakalar
Malatya'da futbol
Hafta sonu oynanan futbol karşılaşmal
Malatya'da futbol
Yeni Malatyaspor, Pendikspor maçı hazÄ
Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup
Fenerbahçe isterse kalırım
FBTV'de yayınlanan ''Günün Röportajı'' programında soruları cevaplayan Fenerbahçe Futbol Tak
Yeni Malatyaspor, deplasmandaki 4. galib
Spor Toto 2. Lig
Gazetelerin manÅŸetleri
Haberinizi Gönderin Yayýnlýyalým
ANKET
Arapgir hangi yönüyle gelişmiş bir ilçedir?
Yerleşim, alt yapı, şehirleşme
Türküleri
EÄŸitim
Kültürel
SanayileÅŸme
Tarım, hayvancılık
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu
Online Trafik Randevu Sistemi
Kendi Firmanizi Firma Sayfasina Tiklayip Ekleyin

© Copyright 2009-2012 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Teknik Destek: Gazisoft
MalatyaSpor Taraftarlar Sitesi